ASO Başkanı Seyit Ardıç’tan Üniversitelere Sert Eleştiri: Diploma Dağıtmakla Kalkınma Olmaz

ASO’nun olağan meclis toplantısında konuşan Seyit Ardıç, mevcut ekonomik koşulların sanayiciyi yatırım planlarından uzaklaştırdığını belirtti. Belirsizlik ortamı ve yüksek kredi maliyetlerinin şirketleri büyüme yerine nakit akışını korumaya zorladığını ifade eden Ardıç, bu sürecin adeta bir “bilanço resesyonu” yarattığını söyledi.
“Faiz indirimi tek başına çözüm değil”
Ardıç, yalnızca faiz indiriminin yeterli olmayacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Mesele kredi maliyeti değil, ayakta kalma refleksi. Şirketlerimiz fırtınada gemisini korumaya çalışıyor. Enflasyonla mücadele ederken üretimi önceleyen, arz yönlü politikaları hızla devreye almak zorundayız.”
Enflasyonla mücadele programının sanayi ve tarım üretimi üzerinde baskı oluşturduğunu dile getiren Ardıç, bunun yeni bir arz yönlü enflasyon riski doğurabileceğini ifade etti. Dış pazarlardaki durgunluk, zayıflayan iç talep ve finansmana erişim sorunlarının tabloyu ağırlaştırdığını belirten Ardıç, sanayi istihdamında daralma yaşandığını da kaydetti.
“Çözüm sürdürülebilir ihracat artışı”
Rekabet gücünün artırılması ve yüksek katma değerli üretimin önemine dikkat çeken Ardıç, sürdürülebilir ihracat artışının temel hedef olması gerektiğini söyledi.
Yeşil dönüşüm ve karbon maliyeti uyarısı
Konuşmasında yeşil dönüşüme ayrı bir parantez açan Ardıç, karbon maliyetlerinin artık doğrudan rekabet unsuru haline geldiğini vurguladı.
“Dünya ticaretinde artık fiyat kadar, hatta bazen fiyattan daha fazla karbon ayak izi konuşuluyor.”
Türkiye’nin ihracatının yüzde 42’sinin Avrupa Birliği’ne, yüzde 57’sinin ise Avrupa kıtasına yapıldığını hatırlatan Ardıç, karbon fiyatlamasında ton başına 80 Euro seviyelerinin referans alındığını belirtti. Temiz enerji yatırımlarının gecikmesinin maliyet baskısını kalıcı hale getireceğini söyledi.
“Yükseköğretim sayı yarışı değildir”
Ardıç’ın en dikkat çeken başlığı ise üniversitelere yönelik eleştirisi oldu. Türkiye’de 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere toplam 208 üniversitede yaklaşık 7 milyon öğrencinin bulunduğunu belirten Ardıç, lisans mezunlarının yüzde 69,1’inin istihdam edildiğini ancak yalnızca yüzde 56,1’inin kendi alanında iş bulabildiğini söyledi.
“Yükseköğretim sayı yarışı değildir. Diploma dağıtmakla kalkınma olmaz. Kalkınma; nitelikli insan kaynağıyla ve sanayinin ihtiyaç duyduğu becerilerle mümkündür.”
Üniversite mezunları arasındaki işsizlik oranının genel işsizlik oranının üzerinde seyrettiğini de sözlerine ekledi.



