Uruş’a Maden Tehdidi: Güdül’ün Kadim Yurdu İçin Kamuoyu Çağrısı
Ankara’nın Güdül ilçesine bağlı Uruş Mahallesi, planlanan maden ocağı projesiyle birlikte ciddi bir tehdit altına girdi.

Ankara’nın Güdül ilçesine bağlı Uruş Mahallesi, planlanan maden ocağı projesiyle birlikte ciddi bir tehdit altına girdi.
Ankara’nın **Güdül ilçesine bağlı Uruş Mahallesi, planlanan maden ocağı projesiyle birlikte ciddi bir tehdit altına girdi. Bölge halkı ve çevre duyarlıları, Uruş’un yalnızca bir yerleşim alanı değil, ilk Türk yerleşimlerinden biri olan kadim bir yurt toprağı olduğuna dikkat çekerek projeye karşı kamuoyu oluşturulması çağrısında bulunuyor.
Uruş: Anadolu’nun Sessiz Tanığı
Tarihi kaynaklar ve bölgede bulunan kalıntılar, Uruş’un Türklerin Anadolu’daki erken yerleşim izlerini taşıyan nadir alanlardan biri olduğunu ortaya koyuyor. Bölgede yer alan kaya resimleri ve kurganlar (Türk mezar yapıları), yalnızca yerel değil, ulusal ölçekte korunması gereken kültürel miraslar arasında yer alıyor.
Uzmanlar, bu tür arkeolojik alanların zarar görmesi halinde, tarihsel bilginin geri dönüşü olmayacak şekilde kaybedileceğini vurguluyor.
Maden Ocağı Projesine Tepki Büyüyor
Uruş Mahallesi çevresinde açılması planlanan maden ocağının;
- Doğal ekosistemi bozacağı,
- Tarihi kalıntılara zarar vereceği,
- Bölgenin kültürel dokusunu geri dönüşü olmayacak şekilde yok edeceği
belirtiliyor.
Bölge sakinleri, “Güdül el değmemiş bir yurt toprağıdır” diyerek, ekonomik gerekçelerle yapılacak bir faaliyetin tarih ve doğa pahasına kabul edilemeyeceğini dile getiriyor.
Sadece Çevre Meselesi Değil, Tarih Meselesi
Tepkiler, maden projesinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel bir yıkıma yol açacağı yönünde yoğunlaşıyor. Kaya resimleri ve kurganların zarar görmesi halinde, bu mirasın bir daha geri getirilemeyeceği ifade ediliyor.
Vatandaşlar, ilgili kurumların projeyi yeniden değerlendirmesini, bilim insanlarının ve uzmanların görüşlerinin dikkate alınmasını istiyor.
Kamuoyuna Açık Çağrı
Uruş Mahallesi için yapılan çağrıda şu ifadelere yer veriliyor:
“Bu topraklar bir maden sahası değil, atalarımızdan bize kalan bir mirastır.
Uruş’a sahip çıkmak, yalnızca bugünü değil, geleceği de korumaktır.”
Bölge halkı; akademisyenleri, çevre örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm duyarlı vatandaşları Uruş’a ve Güdül’e sahip çıkmaya davet ediyor.



